16 Kasım 2009 Pazartesi

MUHALLEBİLİ TEL KADAYIF

Bugünlerde eşimin yurtiçi ve yurtdışı seyahatleri dolayısı ile sık sık Üsküdar da kalmak durumunda olunca ve orada da internet bağlantısı olmayınca blogu bir türlü güncelleme fırsatı bulamadım.Tek sebep bu değil tabi bir de gerçek hayatta sahip olmanın çok zor olduğu bir çiftliğe internet ortamında sahip olunca farm la ilgilenmekten buralara ugrayamadım,affola...
Geçenlerde bir gün aklıma bu tatlı takılmış,eve gidip yapmayı planlıyor,hem de Ramazanda aldığım fakat yapmaya fırsat bulamayarak dolapta beklettiğim kadayıfları da kullanmış olurum diyordum,eve gelip TV yi açınca Yemekteyiz programında diğer yarışmacıların yerden yere vurduğu bir yarışmacının bu tatlıyı yaptığını görüp şaşırdım,ama nedense yarışmacıların tümü bu tatlıyı çok beğendi.Ben de mutfağın yolunu tutup derhal tatlıyı denedim ve bu beğeninin sebebini anladım,çünkü gerçekten çok lezzetli bir tatlı..
MALZEMELER
200 gr.kadar kadayıf
100 gr.kadar ceviz
3 kaşık toz şeker
Muhallebi için:
1 Bardak toz şeker
1 bardak un
1 kg.süt
vanilya
1/2 paket krema
Yapılış;
Kadayıfları bir iki kaşık yağ ilave ederek bir teflon tencerede güzelce kavurun,cevizleri de ekleyin.İyice kavrulunca üzerine toz şekeri ilave edin,bir iki dakika daha karıştırarak kavurun.Bir kenarda bekletin,muhallebiyi hazırlamaya başlayın.
Un,şeker ve sütü karıştırarak pişirin.Üzerine yarım paket kremayı boşaltarak mikserle 5 dk.kadar çırpın.Bir tepsiye boşaltın,üzerine de kavurduğunuz kadayıfları yerleştirin.
AFİYET OLSUN...

02 Kasım 2009 Pazartesi

LİMONLU CHEESECAKE

Uzun süredir etkinliklere katılmaya fırsat bulamamışım.Ama son günlerde göze hitap eden yemekler etkinliğini görünce katılmak istedim.Göze hitap eden bir yiyecek ne olursa olsun benim için her zaman önemlidir.Lezzet arkadan gelir.Sevgili Burcuya kolay gelsin diyerek tarife geçiyorum.
Alt taban..
2 paket kepekli bisküvi
2 kaşık eritilmiş tereyağı
2-3 kaşık süt
Peynirli bölüm
1 paket labne peynir
1/2 paket krema
2 yumurta
1 bardak şeker
biraz limonkabuğu rendesi
2 kaşık süzme yoğurt
1-2 kaşık nişasta
Limon sosu
2 bardak limonata
2 kaşık nişasta
isterseniz bir iki kaşık şeker
Yapılış
Bisküvileri rondodan geçirerek tereyağı ve sütle karıştırın,kelepçeli kalıbın dibine yayın.
Peyniri yumurta ve şekeri,kremayı,yoğurdu çırpın.Biraz nişasta ilave edin.Bisküvili karışımın üzerine yayın.Önceden ısıtlmış 150-160 derecelik fırında yaklaşık 40-45 dk.pişirin.Pişerken çatlamaması için fırının kapağını çok fazla açmayın,dilerseniz fırında içi su dolu bir kap bulundurun ve piştikten sonra soğuyana kadar fırından çıkarmayın.
Limon sosu için iki bardak hazır limonataya nişasta ve dilerseniz bir miktar şeker ekleyin,karıştırarak pişirin.Kekin üzerine yayın,kenarlarını yeşil fıstık ve nane yaprakları ile süsleyin.
AFİYET OLSUN..
Posted by Picasa

27 Ekim 2009 Salı

SAFRANBOLU


Bu hafta sonu eşim bir iş dolayısı ile Karabük e gitmek zorunda olduğunu söyleyince,uzun süredir çok istediğim Safranbolu seyahatini gerçekleştirmek için bana bir fırsat doğmuş oldu.Çok sevinerek netin başına geçtim.Safranbolu ile ilgili bilgi toplamak,ne yenir,nerelere gidilir,nerede kalınır bulmak için.Malum tur şirketi ile gitmeyince her şeyi bizzat ayarlamanız gerekiyor.Ama gidiş ve dönüş tarihimiz herhangi bir tur organizasyonuna uymayacağı için iş başa düşüyordu ve aslında bu tarz organizasyonlar benim en sevdiğim işlerden biriydi.Maalesef nette bu konuda istediğim bilgiyi bulamadım.Bir sürü bilgi arasında gerçekten işime hangisi yarar diye düşünüp durdum,notlar aldım.Bu nedenle geziden sonra ilk iş ayrıntılı bir yazı yazmaya karar verdim.Benim gibi sizde hala bu dünya harikası yeri görmediyseniz en kısa zamanda ziyaret etmek istersiniz belki diye.
Öncelikle Safranbolu Dünya Kültür Mirası olarak seçilmiş bir kent olduğundan Unesco tarafından koruma altına alınmış,bu nedenle kent bir kaç yüzyıl öncesinde kalmış gibi.Zaman adeta durmuş,farklı bir atmosferde,farklı bir hayatı yaşıyor hissine kapılıyorsunuz.Buna hazırlanarak şehre gitmenizi öneririm.
İstanbuldan yola çıkacaklar için araba ile 4-5 saatlik bir yolculuk söz konusu,Bolu-Gerede-Karabük üzerinden kente ulaşıyorsunuz.Nerede kalalım derseniz....Biz yer ayırtmadan gittik,sezon sonu olduğu için hemen her yerde konaklama için uygun yerler bulmak mümkün.Fiyatlar çok makul.Biz oranın en güzel ve en otantik otellerinden birinde Cinci Han da kaldık.Bir kişi kahvaltı dahil 50 lira.Ama biraz daha uygun olsun derseniz aileler tarafından işletilen çok güzel konaklar var,onlar da da kişi başı 20-40 lira civarına kalabilirsiniz.Kaldığımız otel aslına uygun olarak restore edilmiş,önceden kervansaraymış,gerek dekarosyon,gerek personelin sıcak ve samimi ilgisi kendimizi evimizde hissetmemize yol açtı.Ama sanırım Safranbolu da nerede kalsanız bu duyguyu yaşarsınız.Yerli halk son derece yardımsever.Esnaf tek geçim kaynakları turizm olduğu halde gelenleri kazıklamaya çalışmıyor.Evlerine misafir gelmissiniz gibi davranıyorlar.Sokakta gezerken ikram ettikleri lokumlarla karnınızı doyurmanız bile mümkün.Türkler kadar Japonlar da buraya ilgi gösteriyor ve otobüslerle sürekli ziyarete geliyorlar.Safranbolu yürüme mesafesi ile gezilebilecek bir mekan,ama ben yorulurum derseniz mini golf arabaları ile çarşı meydanından rehberli turlara katılabilirsiniz.Bizi gezdiren rehber kız Karabük ünv.de öğrenciymiş,gerçkten işini çok iyi yapıyordu.Yemek faslına sonra geçeceğim ama mutlaka gidin diyeceğim bir yeri anlatayım öyle..Safranboluya yaklaşık on km.mesafedeki Yörük köyü..Ama nasıl bir köy,anlatamam,gidip görmeniz lazım.Köy yapıldığı gibi duruyor.En ufak bir şeye dokunulmamış,restore edilen binalar eski şekline sadık kalınarak yapılmış,bunlar da oradaki aileler tarafından cafe,pansiyon olarak işletiliyor.Bunlardan biri yörük pansiyon,kurşunlu taş cafe..Buralarda yer yatağında yatıp,sabah bahçede ev halkı ile beraber kahvaltı yapıp,öğleden sonra da tarlada domates toplayabilirsiniz.Köy halkı o kadar misafirperver ki size ücretsiz rehberlik yapıyorlar,arada Sezen Aksunun köyden ev almak isteyip bunu başaramadığını bile anlatıyorlar.Camilerinde namaz kıldığımız için bize teşekkür eden imam,burayı çok beğenen fakat teknoloji konusunu merak eden eşimi aydınlatarak internetin kendi evinde olduğunu dilerse kullanabileceğini söyleyerek onu rahatlatıyor.Aslında iki günlük bir gezi ama daha yazacak çok şey var,ama sizi sıkmak istemediğim için burada kesip neler yenebileceğini anlatayım.
İlk olarak Çarşı fırınında satılan çok güzel bir simit var,aynı fırında şahane pideler de yapıyorlar.Fırının sahibi yaşlı teyze Japonların kendilerini çok sevdiğini anlatıp bize birlikte çektirdikleri resimleri gösteriyor.Fırın ellili yıllarda yapılmış gibi,öyle de kalmış.Kuyu kebabı,gözleme,yaprak sarması,mantı ,su böreği yörenin diğer meşhur yemekleri.Çarşı ve civarındaki irili ufaklı bir çok cafede bunlardan tadabilirsiniz.Ayrıca meşhur safranlı lokumlarını hem tadmanızı hem de dönerken eşinize dostunuza birer paket almanızı tavsiye ederim,gerçekten çok lezzetli.Yemek resimlerimin arasında bulunan sucuk ızgara resmi ise İstanbula dönerken uğramadan geçilmeyen bir durağa ait.İsmailin yeri..Yapılan tünel dolayısı ile eski yeri muhafaza etmelerine rağmen yeni ve çok geniş bir yer daha açmışlar.Eski yerin havası her ne kadar daha başka olsa da bu yeni yerde de aynı hizmet kalitesini bulmak mümkün.
Evet,sizler de kısa bir tatil ile hem dinlenmek,hem farklı bir mekan görmek,hem de zamanı unutacağınız bir yerde kendinizi farklı bir ortamda bulmak isterseniz Safranbolu bunun için en güzel yerlerden biri....En kısa zamanda gidin ve izlenimlerinizi de benimle paylaşın lütfen..

21 Ekim 2009 Çarşamba

MIHLAMA

Bu yaz Samsuna yaptığım geziden sonra hakkında çok az bilgim olan Karadeniz mutfağı konusunda çok güzel şeyler öğrendim.Aslında sağlıklı ve lezzetli yemekleri olan bir yöre olduğunu biliyordum ama yine de Atasözünde dediği gibi,taş yerinde ağırmış.Yöresel bir mutfağı tanımak için o yöreye yapılan gezi çok etkili oluyormuş.Özellikle bizi evinde ağırlayan Necmiye teyzede yediğimiz mıhlama hakikaten şimdiye kadar yediklerim içinde en lezzetli olanlardan biriydi.Bu kadar basit yapılışı olan bir yemeğin bu kadar lezzetli olması çok ilginç aslında.Samsundan gelirken Necmiye teyzemin verdiği mısır unu hala bitmedi,aklımdayken mıhlama tarifi yazayım dedim,hem de mısır unumu kullanmış olurum.Gerçi mısır unu hala var ama Karadenizde mıhlama yaparken kullandıkları tereyağı ve peynir yok.Artık buradakilerle idare edeceğiz:((
3 kaşık mısır unu
2 kaşık beyaz un
3 kaşık tereyağı
1 kaşık sıvıyağ
biraz su
dilediğiniz çeşit uzayan bir peynir
Yağı eritin unu ve mısır ununu içine atarak biraz kavurun,üzerine bir bardak kadar su ilave edin.Peynirleri içine atın ve eriyene kadar karıştırın.Taze veya kızarmış ekmek,simit,galete ne isterseniz onunla birlikte servis yapın.
AFİYET OLSUN...

12 Ekim 2009 Pazartesi

TİRAMİSU

Yemekteyiz programı ile birlikte,yeni bir tartışma başlamıştı bir süre önce.Gerçek tiramisu mu değil mi,diye bir dönem her programda tartışıyorlardı.Ben de o dönem bu tiramisuyu yapmıştım,Ramazan,Bayram derken yayınlanmayı bekliyordu arşivde.Kısmet bugüneymiş.
MALZEMELER
1 paket savoyer bisküvi
1 paket labne peyniri
1/2 paket krema
1 lt.süt
1 bardak un
2 yumurta sarısı
1 bardak şeker
bisküvileri ıslatmak için 1 bardak kahve
YAPILIŞ
Un,şeker ve sütü karıştırarak bir krema hazırlayın,kremanın altını kapatınca yumurta sarılarını ekleyerek mikserle çırpın.Kremayı ekleyerek çırpmaya devam edin.Labne peynirini de ekleyin.
Diğer yanda savoyer bisküvileri kahveye batırarak ıslatın,kelepçeli bir kalıbın dibine bisküvileri dizin,bir kat bisküvi bir kat krema olacak şekilde kalıba dizin.En üstüne kakao eleyin.
AFİYET OLSUN

03 Ekim 2009 Cumartesi

YOGURTLU KEBAP

Hafta sonu tencerede uzun uzadıya pişen yemekler yerine,daha kolay hazırlanan ama sofraya oturunca bir şölen hissi veren yemekler yapmayı tercih ederim.Çok pratik bir biçimde hazırlanan bu yemekler görüntüsü ile saatlerce uğraşmış ve mutfakta kalmış hissi verir.Bütün çocukların ve hiç bir eşin hayır demeyeceği harika bir lezzet sunmak isterseniz bu hafta sonu siz de bu tarz bir yemek deneyin derim.
Malzemeler
500 gr.kadar kuşbaşı doğranmış tavuk eti
2 adet pide
250 gr.kadar yoğurt
2 kaşık salça
tuz,karabiber
2 kaşık yağ
Yapılış
Tavuk etini biraz yağ ilavesi ile önce yüksek ısılı ateşte sonra da ateşin altını kısarak soteleyin.-Bu işlemi yaparken ince doğranmış soğan ve sarmısakta ilave edebilirsiniz-Pideleri küçük doğrayın,servis tabağının altına yerleştirin.2 kaşık salçayı bir miktar su ve yağ ilave ederek pişirin,tuz ve karabiber ilave edin.Pideleri bu sosla ıslatın.Tavuk etlerini üzerine alın.Kenarlarına yoğurt ilave edin.
AFİYET OLSUN...
Not:ben çabuk ve kolay pişmesi açısından tavuk eti kullandım,aynı işlemi kuzu eti ile de yapabilirsiniz.

29 Eylül 2009 Salı

METFUNE


Yazın en sevdiğim sebzesi olan patlıcanın artık son demlerini yaşıyoruz.O yüzden şöyle güzel bir patlıcan yemegi yapmanın tam zamanı..Hem lezzetli hem hafif.Genellikle patlıcan yemekleri kızartılarak yapıldığı halde bunun özelliği patlıcanın doğrudan ilave edilmesi..Bu nedenle çok hafif oluyor.Yağ miktarını azaltarak diyet yemeği olarak bile kullanabilirsiniz.
MALZEMELER
300 gr.kadar kuşbaşı et
1 kg.patlıcan
1 adet soğan
2-3 diş sarmısak
2 domates
2 biber
2 kaşık salça
Biraz yağ
Etleri biraz yağ ilavesi ile güzelce soteleyin,üzerine ince doğradığınız bir adet soğan ve iki üç diş sarımsak ilave ederek sotelemeye devam edin.Salçayı ve doğranmış domates ve biberleri ilave edin.Üzerine 2 bardak kadar sıcak su ilave ederek biraz pişirin.Daha sonra üzerine kuşbaşı doğradığınız patlıcanları ilave edin.Ekşi olmasını isterseniz ıslatıp tülbentten geçirdiğiniz bir çay bardağı kadar sumak suyunu veya 1-2 parça küçük limon tuzunu ilave edebilirsiniz.
AFİYET OLSUN..

24 Eylül 2009 Perşembe

MİKRO DALGA FIRINDA PATLAMIŞ MISIR

Uzun bir süredir mikro dalga fırın almak istiyor,fakat zararlı etkileri ile ilgili duyumlarım yüzünden bir türlü buna cesaret edemiyordum.Ama yeni eve taşınınca bu konuda artık tereddüd etmekten vazgeçmeye karar verdim.Tam bu sırada Bursa'dan hayırlı olsuna gelen dostlarımız eksiğimizin bu olduğunu farkedip fırını hediye edince,ben de düşünmekten kurtulmuş oldum.Gerçekten insanın işini çok kolaylaştıran,mutfakta harcadığı zamanı kısaltan bir yardımcı olduğunu keşfettikten sonra,sıra geldi acaba bu fırınla başka neler yapabilirim arayışlarına..Bu gördüğünüz o denemelerden birinin sonucu.Büyük marketlerde hazır olarak satılan mikro dalgada patlamaya uygun paket mısırları görünce ,bunu evde neden denemeyeyim diye düşündüm.Fırın poşetinin içine biraz mısır ve tuz ekledikten sonra ağzını kapadım ve 750 watta 2-3 dk.kadar beklettim.Sonuç,hepsi patlamış çok lezzetli mısırlar.Dilerseniz tereyağı veya başka bir yağ da ekleyebilirsiniz.
AFİYET OLSUN..

19 Eylül 2009 Cumartesi

BAYRAM TATLISI


Her zaman Ramazan ayının hızlı çekilmiş bir film gibi geçtiğini düşünürdüm.Bu sene de bu konu hakkındaki düşüncelerim değişmedi ve Ramazan bugün bize veda etmeye hazırlanırken ne zaman oruç tutmaya başladık,ne zaman sonuna geldik farketmedik bile.Dün akşam teravihe camiye gidip gitmemeyi düşünürken birden bunun seneye kadar kılabileceğim son teravih olduğunu hatırlayınca yıldırım gibi giyinip dışarı attım kendimi...Allah tutttuğumuz oruçları,kıldığımız namazları yaptığımız bütün ibadetleri kabul etsin.Önümüzdeki senelerde de bu güzellikler yaşamayı nasip etsin.Herkese hayırlı bayramlar dileyip,tatlı tarifime geçeyim.

Bayram tatlısı deyince, nedense aklıma her zaman ilk olarak baklava gelir.Diğer tatlılar yapılsa bile baklava benim için bayramın değişmez tatlısıdır.Gerçi hiç bir zaman elde açıp baklava yapmadım ama son zamanlarda kullanmaya başladığım hazır yufka sayesinde ben de bayramları artık baklava yapabiliyorum.Hazır baklava yufkası bazı handikapları olmasına rağmen,birkaç noktaya dikkat edilirse çok güzel sonuç veriyor.En önemlisi yufkanın taze olması,alındıktan sonra buzdolabında bekletilmesi.. MALZEMELER 500 gr.lık hazır baklava yufkası Biraz ceviz,fındık veya fıstık 200 gr.kadar tuzsuz tereyağı Şerbeti için: 2 bardak şeker,2 bardak su

YAPILIŞ

Tereyağı eritin.Baklava yufkasını tezgaha serin ve bir fırça yardımı ile üzerini iyice yağlayın.İnce şeritler kesin.Şeritin baş tarafına fındık,fıstık veya ceviz içi koyarak uca doğru sarın.Tepsiye dizin.Kalan yağın üzerine biraz sıvıyağ ekleyerek üzerlerine sürün.Önceden ısıtılmış 180 derece fırında 20-25 dk.kadar pişirin.

Tatlılar soğuyunca önceden 2 bardak şeker 2 bardak su ile hazırladığınız şerbeti üzerine dökün.Üzerini toz fıstıkla süsleyin.

AFİYET OLSUN...

10 Eylül 2009 Perşembe

MAKLUBE

Bugün sevgili yeğenim,üniversite tahsili için Çin'e gidiyor.Zaman nasıl da akıp geçiyor.Anaokuluna başladığı ve bizden ayrılmamak için hüngür hüngür ağladığı dün gibi aklımda.Şimdi ise havaalanında ona güle güle derken ağlama sırası bizde sanki.İlköğretim,lise,ÖSS derken bir baktık sevgili yeğenim Ankarada kazandığı üniversite yerine Çine gitmeye karar verdi,Allah ona ve tüm yurtdışında olan kardeşlerimize hayırlara vesile olmayı nasip etsin,en güzel şekilde ülkemizi temsil etsinler.Güle oynaya gittiği bu yolculukta,gittiği yeni ülkede ona ve yurt dışındaki tüm kardeşlerimize başarılar diliyorum.Bu arada havaalanına gerek kalmadan ağlamaya başlayacağım,iyisi mi tarif yazayım:((
Bu güzel yemek resmi yine Samsun gezimden kalma,arkadaşım nilgüne ait.Ama Ramazana çok uygun bir tarif olduğu için yazmayı ertelemiştim.Aslında bildiğiniz maklube tarifi ama farkı servis şeklinde.Maklube gibi büyük bir tepside ve yoğurt,salata hepsi birarada servis yapmak istemezseniz bu şekli deneyebilirsiniz.Aynı tepside ve birarada yemek her ne kadar çok farklı olsa da, bu şekilde de çok lezzetli olduğunu söyleyebilirim.Yoğurt ve salatanın resmini çekmeyi unutmuşum ama onlar da diğer maklube tariflerinde olduğu gibi hazırlanıyor.Daha ayrıntılı maklube tarifi için tıklayın lütfen...