04 Ekim 2008 Cumartesi

İÇİNDEN VAPUR GEÇEN EV

Uzun süredir ortalıkta yeni bir sobe yok galiba....Ben de düşündüm taşındım,şöyle güzel bir sobe başlatayım dedim..Hazır bütün blogger lar tatilden dönmüş,pc lerinin başındayken...
Benim sobe konum.....-burada lütfen uygun bir müzik hayal edin-Geçen gün annemlere gittiğimde aklıma geldi,Çocuklugunuzun geçtiği ev,bu ev ile ilgili anılar ve çocukken en sevdiğiniz yemek..
Sobeyi ben başlattığıma göre ilk yazının benden gelmesi gerekiyor..
Benim çocuklugum Üsküdar da iskeleye çok yakın bir sokakta geçti..Evimizin balkonundan önceleri boğaz köprüsüne kadar izleyebildiğimiz hoş bir manzara vardı-Bogazdaki kontrolsüz yapılaşma bu kadar belirgin değildi tabi-Hatta hiç unutmam ,bir defasında ,yan komşularımız bir süreliğine yurt dışına gitmişlerdi,eve döndüklerinde küçük oğulları,"anne bu evin içinden vapur geçiyor "demişti..
İşte tam da bu sebebten, çocukken en sevdiğim şey, içinden geçen vapurları seyredebilmek, biraz dinlenmek,biraz da tembellik etmek için,okuldan eve geldiğimde, hava güzelse, ya da yazın okul tatilse bir düzine kitap,çay ve bisküvi ya da kurabiyelerle kendimi balkona kapatmak veee bir yandan geçen gemileri izleyip,bir yandan da yanımda duran yiyecek,içecek stoklarını eritmek olurdu.Ne çok kitap okurdum o zaman,ama şu anda da deniz gören bir balkonum olmasına rağmen, nedense en sevdiğim bu çocukluk ritüelini yapmaya fırsat bulamıyorum..Değişen zaman içinde yapacak o kadar çok iş var ki,balkonda oturup çay içmek,kitaplara gömülmek hayal gibi..Zaten bu denizden de vapurlar geçmiyor hiç,bir tablo gibi durgun,durağan her şey...
Ama çocukken en sevdiğim yemekler deyince orda durup düşünüyorum,benim daha o zamanlardan yemekle bir ilgim varmış,ilkokul yıllarından beri mutfaktan çıkmazdım hiç..
Makarna,lazanya,mantı,pizza,hamur kızartması arasında seçim yapmaya çalıştım ,ve en sevdiğim değil belki ama en kolay olanı seçtim,artık içinden vapurlar geçen bir evde yaşamasam da bazı şeyler hiç değişmiyor ve bu güzel hamur kızartmaları sık sık soframızı süslemeye devam ediyor...Bu sobeyi cevaplama nezaketini gösterirlerse sevgili Zerrin,Nihan, Tuba ve Ayşe ye göndermek istiyorum..
HAMUR KIZARTMASI

MALZEMELER
2 yumurta
4-5 kaşık yogurt
2 çaykaşığı karbonat
tuz,bir kaşık şeker
aldığı kadar un
Malzemeleri karıştırın,yavaş yavaş unu ekleyerek yoğurmaya başlayın..Düzgün ve ele yapışmayan bir hamur elde edin.Hamuru un serpilmiş tezgaha alarak biraz daha yoğurun.Sonra merdane yardımı ile açın.Çok ince olmasına gerek yok.Dilerseniz şekilli kalıplarla ya da bardakla kesebilirsiniz ,ama ben bunlarla ugraşamam diyorsanız bıçakla üçgen ya da kare dilimlere de ayırabilirsiniz..Kızgın sıvıyağa atarak her iki tarafı altın sarısı renk alana kadar kızartın.Kağıt yayılmış servis tabağına çıkarın ve sıcak olarak servis yapın..
Not:en üstteki resim artık içinden geçen vapurların görülmediği balkondan değil de apartmanın önünden çekilmiştir..
AFİYET OLSUN..

03 Ekim 2008 Cuma

İÇLİ KÖFTE -KİTEL-



Bu güzel içli köfteler bu Ramazan gittiğim iftarlardan birinde ikram edilmişti..Hatta ben çok beğenince zarif ev sahibimiz paket yapıp diş kirası niyetine koca bir tabak eve yolladı..Her zaman değişik yemeklere önyargılı davranan eşimin bile büyük beğenisini kazanan bu kiteller gerçekten nefisti..Bu yemek benim için çok özel..Çocukken en sevdiğim yemeklerden biriydi..Kimi zaman annem,kimi zaman anneannem bazen de dedem yapardı ve biz hepsini de aynı zevkle yerdik..Hala da en çok beğendiğim lezzetlerden biridir.. Önce tarif sonra da sevgili Derya nın beni uzun bir süre önce davet ettiği ve bir türlü cevap yazamadığım sobeyi cevaplayayım...
MALZEMELER
-2 kase sever kitel-bu tarz içli köfte yapmak için mutlaka bu bulguru kullanmalısınız,baharatçılarda ve büyük marketlerde bu isimle bulabilirsiniz.
-1 kase köftelik ince bulgur
-500 gr.kıyma
-2 adet soğan
-1 kase haşlanmış pirinç-pilav da olabilir-
-1-2 kaşık tereyağı
Öncelikle soğanı incecik doğrayın,biraz yağ ilavesi ile kavurmaya başlayın.Sonra da kıymayı ilave edin,iyice kavrulunca dilediğiniz baharatları ilave edip biraz da haşlanmış pirinç ilave edin-isteğe bağlı-bu kıymalı harcı iyice sogutun.
Öte yanda bulgurun üzerine biraz sıcak su ekleyip yarım saat kadar bekletin..Sonra zaman zaman su ilave ederek macun kıvamını alana kadar iyice yoğurun.Hamurdan küçük parçalar kopararak elinizle olabildiği kadar ince açın,soğutulmuş harçtan bir miktar alarak içine koyun.Kapatarak ufo şekli verin.Başka bir şekilde verebilirsiniz tabi...Elinizle bastırarak kenarlarını inceltin..Hepsi bitince kaynamış suya atarak haşlayın.Yaklaşık 10 dk.kadar.Pişince su yüzüne çıkıyorlar...
Eveet gelelim sobeye...
Sobenin konusu ilginç aslında..Evde hoşa gitmeyen durumlar-ben biraz yumuşattım mı,yoksa evde nefret edilesi durumlar mıydı:)))-
-hava çok sıcaksa ve ütülenmesi gereken bir sürü gömlek varsa
-nefis pastalar,tatlılar yapmıssın üstelik bir iki saatte hepsini halletmissin ama mutfak tavana kadar bulaşık doluysa
-etrafta yapılması gereken bir sürü iş var ama benim canım fena halde pc başında ya da tv karşısında oturmak istiyorsa..."şimdi oldugu gibi:))"

işte bunlar benim canımı sıkan şeylerden birkaçı...Ben de bu sobeyi espirileri ile beni her zaman güldüren sevgili Hansa,Seda ve anne peri ye göndereyim...

02 Ekim 2008 Perşembe

ÇAKMA CİPS:)))


Bugünlerde t-shirt'ten ,ayakkabıya,iphone dan çantaya her şeyin çakması çıktı biliyorsunuz...Taklit manasında kullanılıyor ama bazen taklitler öyle bir hal alıyor ki aslından ayırd etmeniz imkansız...Ben de bu modaya katılayım dedim ve çakma cipsler yaptım..Aslında bir kaç blogda buna benzer cipsler gördüm ama ben tabi kendi yorumlarımı ekleyerek,ortaya nefis bir atıştırmalık çıkardım..Her ne kadar çocuklar burun kıvırıp,bu ne ya içinde patates bile yok dediyse de ,eşim çok beğendi..Maç izlerken ,tv seyrderken doldurun koca bir kaseye bir deneyin bana hak vereceksiniz...Hem içinde ne olduğu belli olmayan,yüksek yağ oranlı cipsler yerine çok daha sağlıklı bir alternatif...
MALZEMELER
2-3 Adet yufka
biraz zeytinyağı
tuz,karabiber,sarımsak tozu,kırmızıbiber,kekik
Yufkaları üçgen şeklinde kesin..Benim yufkalarım biraz kurumuştu o yüzden güzel şekilde kesemedim..Biraz zeytinyağı ve baharatlarla harmanlayın..Fırın tepsisine alarak önceden ısıtılmış fırında iyice kuruyana kadar kızartın..
Not:poşette saklarsanız birkaç hafta dayanıyor...
AFİYET OLSUN...

30 Eylül 2008 Salı

BAYRAM TATLISI


Bu yazı ile birkaç kuş birden vurmak istedim,ilk olarak herkese mutlu ve güzel bir bayram dilemek istiyorum.
Şu satırları yazdığım sırada hava öyle güzel ve güneş odanın içinde o kadar güzel parlıyor ki..Bu bayram çok güzel olacakmış gibi bir his kapladı içimi...Bayram namazına giden eşimi beklerken bu yazıyı yazıyorum,bir yandan da biz de bayram namazına gitsek ne güzel olur diye düşünüyorum..Galiba diğer ülkelerde bayanlarda gidiyor bayram namazına ..Camdan baktım da şimdi, cemaat nerdeyse dışarıya taşmış,vazgeçtim şimdilik bu hayalimden...
İkinci olarak bir türlü cevablayamadığım Deryanın sobesine cevap yazacaktım ,ama onu başka bir yazıya ertelemek istiyorum,çünkü bu güzel Bayram sabahı evdeki cansıkıcı durumlardan bahsetmek istemiyorum..
Ama iki yıldır sürekli yaptığım ve gerçekten olağanüstü kolay olan bu baklava tarifi ile şipşak tarifler etkinliğine katılmakta da bir sakınca görmüyorum...sevgili EDA ya kolay gelsin diyorum...
Bu baklava yufkalarını yaklaşık iki yıl önce keşfetmiştim.Zaten baklava yapamayan benim gibi biri için bu çok büyük bir nimet...İki yıldır misafire yaptım,hediye yapıp götürdüm..Kermeslere yaptım götürdüm..Yani anlayacağınız tam bir hayat kurtarıcı tarif...Hala bayram tatlısı yapmadıysanız hemen markete koşun,bu baklavalık yufkalardan alın,tereyağı almayı da unutmayın ama:)))
MALZEMELER
1 paket baklavalık yufka
200 gr.kadar tereyağı
1 çaybardağı kadar sıvıyağ
ceviz,fındık,fıstık
3 bardak şeker
3 bardak su
1 kaşık limon suyu
YAPILIŞ
Baklavalık yufkaları teker teker açın.Erittiğiniz tereyağını ,sıvıyağ ile karıştırın.Bir fırça yardımı ile yufkaları yağlayın.Arasına ceviz veya fındık,fıstık serpiştirin.Oklavaya sarın,büzdürün..Etrafnda döndürerek gül şekli verin.Önceden ısıtılmış 180 derece fırında iyice kızarana kadar pişirin..Servisten bir süre önce şerbeti dökün..Tatlı soguk ,şerbette biraz ılık olsun..Ocağı kapadıktan sonra yaklaşık 10 dk.bekleyin..Bu takdirde çıtır çıtır oluyor,daha yumuşak olmasını isterseniz hemen de dökebilirsiniz..
AFİYET OLSUN...MUTLU BAYRAMLAR....

28 Eylül 2008 Pazar

LEZZET KASESİ


RAMAZANDAN GERİYE KALANLAR
Bir Ramazan daha geçti,inanamıyorum..Zaman artık öyle bir hızla geçiyor ki...Ramazanın başında yazdığım yazıya bakıyorum daha dün yazmışım gibi...Blog yazmak bu noktada zamanın farkına varmayı sağladığı için çok güzel..
Bu Ramazan benim için çok farklı ve çok güzel bir Ramazandı..Yogun bir koşturma ile geçti,bir yandan iftar davetleri,bir yandan geziler,bir yandan yardım faaliyetleri...
Bu aralar en çok etkilendiğim iki olaydan bahsetmek istiyorum ..Birkaç senedir Ramazanlarda kurulan iftar çadırlarına maddi manevi yardım etmek için arkadaşlarla birlikte çalışıyoruz.Geçen hafta bu çadırlardan birine biz de misafir olalım dedik v e bir grup arkadaş Esenyurtta kurulan iftar çadırına gittik..Oturdugumuz bölgeden birkaç dakika uzaklıkta olan bu semte gidip ,orada yaşayan insanları görünce bir anda şoka girdim.Bir sürü çocuk dağıtılan yemekten almak için sıraya girmiş,ama çocukların kıyafetleri,ayakkabıları,bakışları ,tavırları bile öyle değişik ki...
Bir adet kabaktan yapılmış dolma,makarna ve çorbadan oluşan yemeği görünce her gün oturduğumuz sofralar çok utanç verici geldi gözüme.Lokmalar bogazıma dizilmiş etrafa bakarken,bir kız çocugu yaklaştı masamıza ve ucundan yemiş oldğum ekmeği işaret ederek yiyip yemeyeceğimi sordu,ben de atacak mısın dedim,sanki böyle bir şey orda olabilirmiş gibi..."Hayır dedi yemeyecekseniz eve götüreceğim"... O anda neler hissettiğimi tahmin bile edemezsiniz,hemen masadaki bütün ekmekleri kıza uzattık ..
Bu üzücü olaydan sonra biraz da iç acıcı bir olay yazayım,hem de yukardaki resme baglayayım yazıyı...
Oturdugum sitede oturan ve her zaman zerafeti ile beni etkileyen ,ismi gibi kendisi de gül yüzlü olan bir arkadaşımın yaptığı etkinlik..Lüks iftar sofralarını aratmayacak harika bir açık büfe sofra hazırlayarak herkesi davet etti ve ordan toplanan paraları da bu iftar çadırlarına bağışladı...O gün bu yemeğe katılan 30 küsur kişi sanırım hayatlarının en lezzetli ve vicdanen en rahat iftarlarını yapmışlardır...
Yukarda gördüğünüz resim işte bu iftarın ana yemeklerinden biriydi,fotograf makinemi unuttuğum için maaelesef daha fazla resim çekemedim ama bu güzel yemeğin tarifini yazarak bayram sofralarınıza bir katkıda bulunayım istedim...Lezzet kasesi ismi tamamen bu orjinal yemeği yapan kişilere ait..
MALZEMELER
4-5 adet bostan patlıcanı
500 gr.kuşbaşı et
1 adet soğan
Domates,biber
beşamel sos
Yapılış
Eti soğanla birlikte güzelce kavurun,biber ve domates ekleyerek kavurmaya devam edin.,Tuz,karabiber ve dilerseniz biraz kekik ekleyin.Bu aşamada bir adet patates te bu iç harca ekleyebilirsiniz.
Patlıcanların içlerini oyun,kızdırılmış bol sıvıyağda kızartın.İçlerine etli karışımı paylaştırın.2 Kaşık yağ ve 2 kaşık unu yağda pembeleştirerek üzerine 2 bardak süt ekleyerek yaptığınız beşamel sosu da patlıcanların üzerine paylaştırın.En üste bir adet domates ya da kırmızı dolmalık biberi halka şeklinde dilimleyerek yerleştirin.Etrafına sulandırılmış salça gezdirin.Önceden ısıtılmış fırın 20-25 dk.kadar pişirin.
AFİYET OLSUN..

27 Eylül 2008 Cumartesi

İFTAR SOFRASI



Bu gördüğünüz güzel resimler sevgili gelinimiz Damlanın nefis iftar sofrasına ait..Gerçekten Adanalı olmasının da etkisi ile Damla o kadar güzel yemekler yapıyor ve öyle güzel sofralar kuruyor ki,bir şey demeden sadece resimlere baksanız ne demek istediğimi ifade edebilirim sanıyorum..Resimde yer almıyor ama yemek listesini kısaca saymam gerekirse...
-mantılı çorba
-dalyan köfte
-pilav
-patlıcan-biber kızartma
-gerçekten harika bir patlıcan,biber dolma-tarifi damladan alıp en kısa zamanda yayınlayacağım-
-birbirinden güzel çeşit çeşit iftariyelikler
-sevgili kardeşim Bülentin iftardan 15 dk.önce gidip özel olarak yaptırıp sofraya getirdiği nefis pideler
-su böreği
-annemin ıspanaklı böreği
-tatlı olarak ta benim yapıp götürdüğüm güllaç vardı..
Tarif olarak benim yaptığım güllaçın tarifini yazmak istiyorum.
MALZEMELER
-1 paket güllaç
-1,5 kg.kadar süt
-3 bardak kadar şeker
-fındık,fıstık,ceviz
-istenirse bir kaşık gülsuyu
Yapılış
Süt kaynatılır,içine şeker ilave edilir,şeker eriyinceye kadar kaynatmaya devam edilir.Bir süre sütün soğuması beklenir.Güllaç yapraklar bu süte batırılarak tepsiye dizilir.Üzeri ceviz fındık vs.ile süslenir.
AFİYET OLSUN..

20 Eylül 2008 Cumartesi

İFTAR DAVETİ

Büyük bir hevesle beklediğim Ramazan maaelesef sonlara doğru yaklaşmaya başladı bile..Benim için çok yoğun bir dönem..Bir yandan iftar davetleri,bir yandan yetiştirmem gereken işler...Ama nasıl bir bereket varsa hepsine yetişebiliyorum Allaha şükür-gerçi bazen akşamları yorgunluktan nerede uyuuduğumun bile farkında olmuyorum ama olacak o kadar...
Bu akşam iftarda birbirinden hoş 11 genç kız vardı misafirim..Bu öğrenci kızların hepsi de çok şekerdi,maaelesef öğlen vakti haberim oldugu için çok fazla bir şey yapamadım ama onlar yine de çok beğendiler ya da en azından beğendiklerini söylediler:)))Yaptıklarımın bazılarının resimlerini aşağıda yayınlıyorum,bazıları ise çok yakında yayında olacak...

Tavuk baget....Tarif için BURAYA tıklayın...Barbunya...herkes biliyordur herhalde ama tarifini kısaca yazayım..1 Adet soğan 2-3 kaşık sıvıyağda sotelenir.Üzerine bir adet havuç yuvarlak olarak doğranır,ben bir adet te patates ekledim..Bir kaşık salça ve barbunyalar eklenerek ,su ilavesi ile güzelce pişirilir.Dilerseniz bir iki diş sarımsak ta ilave edebilirsiniz...

Son olarak tatlı,benim en sevdiğim tatlı...ETİMEKLİ PROFİTEROL...Tarif için BURAYA bakabilirsiniz...
Ayrıca:-Ayran çorbası,-yakında yayında-,Sigara böreği,patlıcan-biber kızartma,zeytinyağlı biber dolması,şehriyeli pilav ve mevsim salata vardı..İftariyelikleri de unutmayalım lütfen...
HAYIRLI İFTARLAR...AFİYET OLSUN...


16 Eylül 2008 Salı

GÜVEÇTE MANTAR

İftar sofrası deyince benim aklıma ana yemeklerden çok,bu tarz ara yemekler geliyor.Lokantalarda ara sıcak olarak servis yapılan ve bunları yedikten sonra artık yemek yemeye halimizin kalmadığı tabaklar.Ben de bu Ramazan yukarda gördüğünüz mantarı o kadar çok pişirdim ki.Hem lezzetli ,hem hafif...
Birkaç yapılış şekli var..Bir tanesinde mantarları haşlayıp,bir diş sarımsak ve yağ eklediğiniz tavada soteliyorsunuz.Üzerine kaşar rendesi ekleyip fırında 5-10 dk.peynirler eriyene kadar pişiriyorsunz.
Diğer bir yöntemde ise yağda bir adet soğanı ve birkaç adet biberi soteliyorsunuz,mantarları ilave ediyorsunuz.Bir süre soteledikten sonra güveç kabına alıyorsunuz,domates ve biber ilave ederek fırında bir süre pişiriyorsunuz.Çıkarmadan 5 dk.önce peynirleri ilave ederek eriyene kadar pişiriyorsunuz.Zamanınız ve keyfiniz hangisine uygunsa o yöntemi denemenizi öneririm.
AFİYET OLSUN...

13 Eylül 2008 Cumartesi

SÜLEYMANİYE ÇORBASI


Eveet Ramazan geldi derken,nerdeyse yarıladık bile...Ne kadar çabuk geçiyor mübarek ay..Farkına bile varmadan yakında bize veda edip gidecek,sonra bir yıl daha bekleyeceğiz bu güzelligi tekrar yaşamak için...
Bugün sizlere iftar için bir çorba tarifi vermek istiyorum.Gerçi doktor bir arkadaşımın söylediğine göre sahurda çorba içmek gerekiyormuş,çünkü sıvılar insanı daha fazla tok tutarmış..Neyse ben tarifi yazayım siz ister sahura ister iftara yapın.Tarif sevgili arkadaşım Oya ya ait..Ben ufak tefek bir kaç değişiklik yaptım..Orjinal tarif BURADA..
5-6 kök ıspanak
1 patates
1 havuç
1 küçük kuru sogan
1 diş sarımsak
1 çay bardağı kırmızı mercimek
3 kaşık pirinç
3 kaşık irmik
6-7 bardak kadar su
Üzerine:
1 bardak süt
tuz,karabiber,kırmızıbiber,nane
Bütün malzemeyi yıkayıp doğrayın, tencereye alarak üzerini kaplayacak kadar su ekleyin.Bütün malzemeler pişene kadar kaynatın.İsterseniz düdüklü tencere kullanabilirsiniz.Normal tencerede yaparken suyu eksilirse sıcak su ilavesi gerekebilir.Pişince blender den geçirin.Çorbanın kıvamı biraz koyu olabilir,bir bardak kadar süt ekleyerek sıvılaştırın.1-2 taşım kaynatıp,ocağı kapayın.Üzerine tereyağ biber ve nane ile sos hazırlayarak servis yapın.
AFİYET OLSUN...

07 Eylül 2008 Pazar

PİDELİ KÖFTE

Aslında bu tarifi geçen Ramazan yayınlamıştım ama o zaman fotograf makinemdeki problemler dolayısı ile resim çok iyi değildi,ben de hem resmi hem tarifi biraz daha güncelleyerek iftar sofralarına yakışacak bu harika tarifi tekrar sizlerle paylaşmak istedim...
Ramazanda iftar saatinde,değişik ve farklı yemekler yapmak istiyorum..Sanırım herkes için aynı şey geçerli..Her zaman yaptığımız klasik köfteleri bile farklı bir sunumla ortaya çıkarmak hoşuma gidiyor...
Pideli köfte, sanıyorum Bursa ya ait bir spesiyal...Anadolunun diğer kentlerini pek bilmiyorum ama eşimin akrabalarının orada olması nedeni ile sık sık Bursaya gideriz..Bu şehirdeki yeme-içme kültürü,yemek için harcanan zaman bana her zaman çok ilginç gelmiştir..Bunda biraz da kalabalık aileler olarak yaşamalarının ve birbirlerini sık sık görmek istemelerinin etkisi var..İstanbulda trafik ve mesafelerin uzaklığı gitgide insanları çekirdek aileler olarak yaşamaya itiyor..Her geçen gün akrabalarımızı görmeye daha az zaman ayırıyoruz ve bunun için sürekli bahanelerimiz var..Trafik gibi,bitmeyen işlerimiz gibi..Neyse ki Ramazan bu süreci biraz tersine çevirmiş görünüyor..
MALZEMELER
500 gr.kıyma
3 dilim bayat ekmek içi
tuz, karabiber, kekik,kimyon
biraz pide
dometes sosu
YAPILIŞ
Kıymayı baharatlar ve ekmek içi ile karıştırarak bildiğiniz ve sevdiğiniz gibi bir köfte tarifi hazırlayın,bu köftelere istediğiniz gibi biçim vererek fırında veya ızgarada kızartın.Bir servis tabağına önceden ısıttığınız pideleri küçük parçalara ayırarak yerleştirin.Üzerine bir kaç kaşık domates sosu gezdirin.-bu sosu iki kaşık kadar salçaya yarım bardak su ve 2 kaşık kadar sıvıyag ekleyerek yapabilirsiniz-En üste kızarttığınız köfteleri yerleştirerek servis yapın...Ama size servis önerim mutlaka bir serpuşlu sahan kullanın,yoksa lezzet aynı olur belki ama görüntü asla böyle havalı durmaz:)))Bir kez daha tabağı Maraşatan bana hediye getiren sevgili arkadaşım Rukiye ye selamlar, sevgiler..

AFİYET OLSUN...



Posted by Picasa